Daha önce sevmediğim birine onu sevdiğimi söyleyebilirim ama sevdiğim kişiye bunu asla yapamam dediğimi hatırlıyorumda...
O gelip bana dokunduğunda zekamın kullanabildiğim kadarını onun bana dokunduğu anda benden uzaklaşmasını sağlayacak şeyler için kullanmıştım belki.Ama bu asla istediğim şey olmadı.En kötü düşüncemde bile onu seviyorum aslında.Belki onunlayken onsuz olmak daha kolay ama bugün hissettiğim tek şey aldığı nefes değildi.Bir soluk hayatıma hiç beklemediğim bir düşünceyi daha soktu.Gerçekten de öylesine korkuyorum ki ondan sanki bendeki tüm kötü şeyler onun etkisi gibi tüm bu yaşamı benden alanda oymuş gibi.
İnsan gerçekten de zor kararlar verebiliyor bazen doğru, bezense yanlış.Artık eminim nefret ediyorsun benden ama ben niye yapamıyorum ki bunu? Yada sen nasıl becere biliyorsun ? Benim nedenim hala seni seviyor olamam.Kendime sorduğum sorular arasında buda yok değil (beklide en çok bu).Neden seviyorum seni? Neden bir başkası değilde sen ?Kader diye bir şey varmı gerçekten?Varsa neden bana ait olan tüm yolların üzerinde sen varsın ?
İki seçenek olur yaa bazen ötesini düşünemezsin ya onunlasındır yada onsuz ben neden hep onsuz olmayı seçiyorum ki?
Uzatmamak gerek sanırım olmazsa olmaz gurur falan yapmakta saçma delice şeyler yapacak bir kaç arkadaşım var işte neden fazlasını istiyoruz ki?
Bir boşluğun olduğu yerde sadece kendimizi kandırıyoruz.Geleceğimizle ilgili kararları başkaları veriyor.Bizi biz yapan şeyler başkalarına ait. Bir gün yazdıklarım yüzünden tüm bir dünya uzaklaşacak benden.Ama bu neyi değiştirebilir ki ?
Nasıl mutluysam öyle yaşıyorum. Bazıları hala bir çocuk olduğumu bile düşünüyor ama ben böyle mutluyum.
Beni ben yapan şeylerle yaşıyorum, bu sadece benim için önemli belki ama bir kalabalığın içine attığımda kendimi, kimse sorgulayamıyor beni. İşte bu yüzdende yalnız olmaya aşığım.Ben yalnızken sadece kendimi sorguluyorum ve yalnızlığım nedeniyle de kimse beni sorgulayamıyor.
Bir sonbahara binlerce anlam yükleriz bazen.Oysa sadece basit bir mevsim türüdür (hemde iğrenç bir tür).
Tüm bir yaşam zevkimizi alır bir kasvet havasının bize hakim olmasını sağlar.Normalde yaptığımız ve bizi en çok mutlu eden şeylerin bile saçma olduğunu düşünüp yaşama başkaldırma hissi uyandırır işte bu yüzdende iğrenç. Sadece bir kaç basit hissin beynimizde oluşmasını sağlıyor ama bunları gerçekleştirmek...
Kaçınız daha on beşinizdeyken yaşama baş kaldırdınız? Gülmeyin boş yere hayat on beşinizde her zamankinden daha da zordur. Yeni şeyler keşfedersin kendinde yeni tatlar annene ait bir vücuttayken bile hissettiğinden farklı şeyler.Olgunlaştığını düşünürsün ama tam bu sırada bir şeyler olur ve o anki o basit dünyan alt üst olur.Bunun üstesinden gelirsin çünkü gelmek zorundasındır.Birilerine aşık olursunuz.Bunu ona mutlaka söylersiniz.Birlikte olursunuz.Sonra o gider ve siz kalırsınız.Bazen gitse de olduğunu düşünürsünüz ama en zoru bunlardan biri değil.En zoru o varken olmamasını istemek yada yokmuş gibi yaşamak.Peki ya bunların bir çözümü yok mu ? Elbette var bazen ondan daha güzel biri,bezense daha çılgınca şeyler.Çılgın olmak en iyisi her zaman için yanınızda acı çeken biri varsa siz acı çekmekten bir anlamda vazgeçiyorsunuz.
Zor oluyor bazen anlam vermek yaşama.Bazen bir kuşun minik çırpınışları oluyor aşk, bezense liseden beri bir birine aşık ama şimdi 60 yaşını geçmiş iki ihtiyarın kalbinde oluyor, bezense küçücük bir bebeğin kalbini andıran ve senin uğruna tüm bir gününü harcayacağın kişinin kalbini seçiyor aşk yada o kişinin olmasını istiyorusun ve hayattan tek beklentinin bu olmasını diliyorsun.İstediğin tek şey günün henüz başındayken seni tüm o yaşamın sıkıcılığından kurtaracak bir meleğin gelip yanına oturması oluyor.Biri oturuyor da sen sadece onun bir melek olduğunu düşünüp kafasının hemen dibinden binlerce baloncuk çıkartıyorsun onu tasarlıyorsun kafanda yada bir hayali.O gerçek bir melek mi bilinmez ama tek isteğin bu senin o bir melek değilse bile en azından bir günlüğüne yaşam benden aldıklarına karşılık bana böyle bir jest yapar diye düşünüyorsun.Bir kez daha yanılıyorsun.Çünkü kader denilen şey bırakmıyor peşini.
Başını farklı bir yöne çevirmeni ve bir kaç kuşu izlemeni sağlıyor sadece bir kaç saniyeliğine.Sonra o bir kaç saniyenin senin için neredeyse tüm bir hayat olduğunu düşünüyorsun ve bir renklendirmede bulunuyorsun; kırmızı için doğru karar, sarı içinse yanlış olan diyorsun tam ortasına da griyi koyuyorsun.Bitmişlik hisside var ya bir his değil aslında her baktığında onu görmek her gördüğünde onu aramak .O yüzünden yalnızsın. İşte her kes o değil sonuçta değişmek başkaldırmak gerek en çokta kendine...
Zor oluyor bazen anlam vermek yaşama.Bazen bir kuşun minik çırpınışları oluyor aşk, bezense liseden beri bir birine aşık ama şimdi 60 yaşını geçmiş iki ihtiyarın kalbinde oluyor, bezense küçücük bir bebeğin kalbini andıran ve senin uğruna tüm bir gününü harcayacağın kişinin kalbini seçiyor aşk yada o kişinin olmasını istiyorusun ve hayattan tek beklentinin bu olmasını diliyorsun.İstediğin tek şey günün henüz başındayken seni tüm o yaşamın sıkıcılığından kurtaracak bir meleğin gelip yanına oturması oluyor.Biri oturuyor da sen sadece onun bir melek olduğunu düşünüp kafasının hemen dibinden binlerce baloncuk çıkartıyorsun onu tasarlıyorsun kafanda yada bir hayali.O gerçek bir melek mi bilinmez ama tek isteğin bu senin o bir melek değilse bile en azından bir günlüğüne yaşam benden aldıklarına karşılık bana böyle bir jest yapar diye düşünüyorsun.Bir kez daha yanılıyorsun.Çünkü kader denilen şey bırakmıyor peşini.
Başını farklı bir yöne çevirmeni ve bir kaç kuşu izlemeni sağlıyor sadece bir kaç saniyeliğine.Sonra o bir kaç saniyenin senin için neredeyse tüm bir hayat olduğunu düşünüyorsun ve bir renklendirmede bulunuyorsun; kırmızı için doğru karar, sarı içinse yanlış olan diyorsun tam ortasına da griyi koyuyorsun.Bitmişlik hisside var ya bir his değil aslında her baktığında onu görmek her gördüğünde onu aramak .O yüzünden yalnızsın. İşte her kes o değil sonuçta değişmek başkaldırmak gerek en çokta kendine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder